Kaosun Ortasında Bir Melodi Aramak: Rastlantısallığı Severek Kucaklamak
Merhaba sevgili okurlar! Uyku yok ama anılar var olan bu köşeme yine hoş geldiniz.
Bazen düşünüyorum da, hayat dediğimiz şey ne kadar da organize olmamış bir deney değil mi? Sanki sürekli olarak yüksek sesli, bazen tiz, bazen bas dolu bir orkestraya sırf yetişmeye çalışıyoruz. Özellikle benim gibi ikinci çocuğumla birlikte ‘kurduğumuz’ bu kaosa aşık olmuş birine sorarsanız, evet doğaldır; biz zaten hep en yüksek sesli bölümdeyiz.
Geçen gün öğleden sonra böyle bir sürü süratiyle çalışıyorduk. Yeni oyuncağınla oynuyordu, ben de mutfakta o bilinmeyen lezzeti yakalamaya çalışıyordum. Sanki iki farklı gezegenin çarpışması gibiydi bu ritimler. Çocuk sesleri, benim o yeni denediğim maya kokusu, pencereden gelen ankara öğleden sonrası uğultusu... Bütün bunlar birbirine karışıyordu. Ve ben de birden fark ettim ki, bu karmaşa aslında en mükemmel senfoniymiş.
Bu geldiğiniz yerlerden bir kısmı, acaba bu kaosun içinde biz bilinçli olarak bir düzen kurmaya çalışmıyor muyuz diye sorguluyor olabilir. Benim bu süreçteki deneyimlerimden yola çıkarak, size benim gibi "ben bunu nasıl yönetiyorum acaba?" diye düşünen anne adaylarına veya sadece bu sıcaklıkta olan annelere küçük bir not bırakmak istedim: Her şeyin mükemmel olması gerekmiyor.
Kaosun Altındaki Gizli Senkronizasyon
Bizim gibi üretken ailelerde, o anki durumun %90'ı düzensizliktir. Bir yandan bütün gün oyun kurduk, bir yandan da yere dökülen renk cümbüşünü topluyoruz. Diğer yandan ben de o an geldiği gibi, yani ‘hal böyleyken’ tarif edilen bir şeye ulaşmaya çalışıyorum.
İşte bu noktada, benim için rastgelelik sadece bir gürültü değil; o seslerin arasındaki boşluğu dolduran eşsiz bir nota oluyor.
- Beklenmedik Molalar: Bir oyunun bizi nereye götüreceğini kimse bilmiyor. Belki de o ‘plansız’ oyun seansı, aslında bir sonraki yaratıcı fikrimizin fitilini ateşlemiştir.
- Koku ve Sesin Gücü: Maya kokusuyla birleşen o yüksek kahkaha sesi, benim için sadece ‘öğle yemeği hazırlandı’ anlamına gelmiyor; aynı zamanda ‘evdeyiz, güvenli bir limandayız’ demek.
- Uyumsuzlukların Dansı: Her şeyin aynı anda, aynı mükemmel karede olması mümkün değil. Önemli olan o kaosu kabul edip, onun içinde bir ritim bulmayı öğrenmek.
Bu süreçte en çok zorlandığım şey, o ‘kontrollü’ sonucu almak istemek oluyor. Sanki bir deneye giriyormuşum ve sonucu tahmin edilebilir kılmalıyım gibi geliyor. Ama anne olmak, ya da bu mutfak deneyimi öyledir; siz sadece malzemeleri karıştırıyorsunuz ve sonra sonuç ne çıkarsa çıksın, onu en iyi şekilde kabul ediyorsunuz.
Dolayısıyla sevgili okurlar, eğer şu an sizin de evinizde bir tufan gibi hissediyorsanız, lütfen durun ve o gürültüyü dinleyin. O kaotik uğultu, düşündüğünüzden çok daha anlamlı bir melodiye dönüşebilir. Belki de o melodinin ilk notaları, tam da şimdi çalınıyorlardır.
Afiyetle ve kucak dolusu sevgiyle kalın!